Uğur
Aydın
DOLAR13.4548
EURO15.2924
ALTIN791.42
Ali PETEK

Ali PETEK

Mail: [email protected]

KIRSAL KALKINMA

Sevgili okurlarım en son ki yazımda NAZKOOP bir hedef değil bir araç olmalıdır diye yazmıştım. Çünkü herhangi bir yerde üretici birliği kurmak herhangi bir tüzel kişilik oluşturmaktan öteye geçmez ve işlevsizleşir. Değilse hedef kırsal kalkınmadır ve  kırsal kalkınmanın en önemli aracı da üretici birlikleri yani kooperatiflerdir.

Türkiye de son 20 yılda izlenen politikalar nedeniyle tarım ihmal edilmiş gerilemiş çiftçi yoksullaşmıştır. Acı gerçek şudur, ülkemizde son yirmi yılda yaklaşık 700 bin hektar sulanabilir tarım arazisi terk edilmiştir. Yani ekilip dikilmemektedir. Tarımda gelinen nokta bu haldedir. Çiftçinin durumu vahimdir. Covit 19 nedeniyle farkettiğimiz bir gerçek daha var, o da  sağlıklı gıda ve beslenme. Ayrıca bunların güvenilir kaynaklardan elde edilmesi.. Artık Dünya da beslenmenin ve gıda güvenliğinin önemi çok daha iyi anlaşılmıştır. İşte tam da bu nedenlerle Kırsal Kalkınma da Kooperatifler yeniden akla gelmiş ve hayata geçirilmeye başlanmıştır.

Merkezi yönetimin tarımı ihmal etmesi; yerel yönetimlerin tarımda yeni projeler ortaya koyarak kooperatifleşmenin öncülüğünü yapmasını da zorunlu kılmıştır. Bugün Türkiye’nin bir çok belediyesi özellikle metropol belediyeler artık Üretici Birliklerinin/Kooperatiflerin öncülüğünü yapmaktadır.

Geçmişde Kırsal Kalkınma da Kooperatifçilikte KÖYKOOP deneyimi oldukça başarılı olmuş bir deneyimdir. Ancak KÖYKOOP lar 12 Eylül darbecileri tarafından işlevsizleştirilmiştir. Bugün KÖYKOOP lar yeniden ayağa kaldırlmış kırsal kalkınmanın da motoru olmuş durumdadır. Yöneticiliğini Neptün SOYER'in (İzmir BB.Tunç SOYER'in eşi) yaptığı bu kooperatıfler Seferhisar'dan başlayarak tüm Ege'yi dalga dalga sarmış yeniden çiftçinin umudu olma yolunda hızla ilerleme kaydetmekte ve başarılı bir seyir izlemektedir.

Geliştirilen modelin en dikkat çekici yönü şudur; Kooperatifler çiftçiye öncülük ederken geleneksel ürünlerin yine geleneksel yöntemlerle sadece pazarlama ve satışını yapmamaktadır. Hatta tam tersine yeni ürünler ve yeni yöntemler geliştirerek başarılı olabilmektedirler. Kooperatifleri bekleyen tehlike tüccar gibi davranmaktır. Bir süre sonra konjonktüre bağlı olarak zarara uğraması ve başarısız olması kaçınılmaz bir sondur. Buda umutların yok olmasına daha da kötüsü Kırsal kalkınmaya olan inancın yok olmasına neden olur. Yani bedeli ağırdır. Bilinçsiz veya  beceriksiz yöneticilerin elinde telafi edilemeyecek sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle günümüz deneyimlerinden yararlanmak son derece önemlidir.

Seferhisar deneyimi oldukça yol göstericidir. Seferhisar’da Turgut köyünde Tıbbı ve Aramotik bitkiler üretimi yapılırken hatta orada Lavanta festivali yapılmaktadır, başka bir köyde ata tohumu olan Karakılçık buğdayı üretimi yapılmaktadır. İlginç olan Karakılçık buğdayının serüvenidir. Bir avuç buğdayla başlayan serüven bugün bin dönümlük ekilmiş araziye ulaşmıştır. Elde edilen buğdayın unundan Ata ekmeği markası yaratılarak üretimin katmadeğeri arttırılmıştır. Yine Gümüldür'de mandalinanın esansı (kabuğundan yağı) elde edilirken diğer yandan mandalinalar vakumlanmış slaj haline getirilerek paketlenmekte ve pazarlanması yapılmaktadır. Hatta  bu amaçla kurulan distilasyon (Esans/yağ elde etme) merkezi full doludur. Yörede yok olmaya yüz tutmuş mandalina bahçeleri yeniden gün yüzüne çıkmaya başlamıştır. Başka bir köydede güneş tarlaları kooperatıfı vardır, bu çok ilginç deneyimdir. Köyün güneş tarlaları vardır ve köylü buradan ekonomik getiri elde etmektedir.

Görüldüğü gibi Kooperatifçilik ve Kırsal Kalkınma bambaşka bir şeydir. Zaten üretilmekte ve pazarlanmakta olan inciri kestaneyi götürüp bir fuarda satmak değildir.

(Sevgili okuyucularım haftaya NAZKOOP ve Kırsal Kalkınma ile ilgili önerilerimi anlatacağım)

YATIRIMCIYA NOT

DİKKAT.. Borsa da fiyatlar oldukça yükseldi. Piyasa son derece kırılganlaştı.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar