Uğur
Aydın
DOLAR13.6165
EURO15.2165
ALTIN787.23
Ali PETEK

Ali PETEK

Mail: [email protected]

İşsizlik ve İnşaat

Geçenlerde bir öğrencimin babası, hocam benim kız üniversiteyi bitirince iş bulabilecek mi diye sordu.. Hamdi abi ile çarşıda karşılaştım oda sohbet ederken ya bu gençlerde iş beğenmiyor iş mi yok kim aç kalmış şimdiye kadar dedi..

Kafalar karışık.. İspanya da işşisizlık oranı lere çıkmış bizde daha lerdeyken İspanya'dan daha çok etkisi var. Bu nasıl bir kavram karışıklığı.. Bu ekonomistlerde çok şey konuşuyor hiçbir şey anlayamıyoruz diyenlerde cabası.

Önce işsizlik deyince ne anlamalıyız..

İşssizlik; Ülkemizde son 4 haftada iş başvurusu yapmış (İŞKUR a) verilen ücrete de razı olduğu halde iş bulamamışlara diyoruz.. Yani Nazmi amcanın dediği gibi bak şunlara miskin miskin oturuyorlar iş aramıyorlar bide işssiziz derler.. şeklinde dediği gibi değil işler..

Kısacası işssiz, iş arayıpta oda resmi verilen ücrete razı olduğu halde iş bulamayana deniyor. Bir ülkeninin işsizlik oranına sokakta işsiz olan herkes dahil değil. Çünkü sokakta işssiz dolaşanlar iş aramıyor olabilir. Bu durumda başak bir kavram daha ortaya çıkıyor iş gücüne katılım oranı… Bu oran iş arayıpta iş bulsa da bulamasa da piyasada ki ücrete razı olanların toplamını veriyor. Bizim ülkemizde bu oran Q,5 civarında. Başka bir deyimle bizim ülkemizin aktif nüfusunun yarısı nerdeyse iş aramıyor çalışmak istemiyor. Bu oran AB de ortalama pcivarında.. İspanya'da g yani İspanya'da çalışmak isteyenler bizden daha fazla olduğu halde işsizlik oranları onların bizim iş arayan daha az olmasına rağmen 6 bandında.. Bu şu anlama gelir eger bizde İspanyollar gibi iş gücüne katılım oranı g lere çıkarsa durumumuz İspanyollardan daha vahim, daha kötü.. O yüzden politikacılar pek bu orandan bahsetmezler. Sizlerde bir türlü bu işsizlikle ilgili kavramlara pek akıl erdiremezsiniz.

Ama tehlikeli olan başka bir durum daha var.. O da genç eğitimli işsizlik oranı Türkiye'nin genç eğitimli işsizlik oranı çok ama çok yüksek ' lerde. Bu, biz eğitimli nüfusa iş bulamıyoruz demektir. Başka bir anlatımla bizim ekonommizin işleyen çarklarında eğitimli işgücüne, eğitimsize göre daha az gereksinim duyuluyor demektir.. Bu da ekonomimizin yapısı hakkında fikir verir, ekonomimiz eğitim gerektiren yüksek teknoloji ürünü alanlarda değil daha çok kas gücü gerektiren alanlarda yoğunlaşmıştır. Örneğin İnşaat sektörü gibi..

Evet geçen yıllarda İnşaat sektörü sayesinde büyüdük.. Başka alanlarda ekonomimizi geliştiremedik.. Marka yaratamadık..Öte yandan da sanki inşaatla yolun sonuna geldik..

Peki.. Bizi yönetenlerin ya İnşaattan başka bildiği bir şey yoksa.??.. . Hemen her şeyde akıllarına sadece inşaat geliyorsa..??

Yoksa Nazilli DSİ alanına TOKİ inşaatlarını dikme çabası bu bakış açısının ürünümüdür.? Eski cezaevinin olduğu yer gibi..  YAZIK ETMEYİN NAZİLLİ’ye

YATIRIMCIYA NOT

Dolar bir süre  6,95 – 7,03 arasında gezinecek

Sakın başka beklentiye girmeyin.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar